Tarihi Milas Evleri, Kurtarılmayı Bekliyor
Milas İlçesi’nde, sahipleri tarafından kaderine terkedilen tarihi evler, ayakta kalma mücadelesi veriyor. 19 Yüzyıl’da ve 20’nci Yüzyıl’ın başlarında inşa edilmiş bu yapıların birçoğunun yıkılma tehlikesiyle karşı karşıya kalması görenleri üzüyor.
PROSEDÜR GÖZ KORKTUYOR
Tescilli bir evin restorasyonu için öncelikle rölevesinin ve buna uygun restorasyon projesinin hazırlanması gerekiyor. Bunların toplam maliyeti neredeyse 30 bin lirayı buluyor. Daha sonra Anıtlar Kurulu’ndan restorasyon için onay alınması gerekiyor. Anıtlar Kurulu’nun konuyu gündeme alıp görüşüp, karar vermesi için de raportörlerin birkaç kez gelip gitmesi ve raporlarını hazırlamaları gerekiyor. Tüm bu işlemler ve ardından Anıtlar Kurulu’nun restorasyon için onay vermesi için çok uzun bir zamana ihtiyaç oluyor. Böylesine uğraştırıcı bir süreç de ev sahiplerini daha işe başlamadan korkutup caydırıyor.
Tescilli yapıların yeniden ayağa kaldırılması amacıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı, Taşınmaz Kültür Varlıklarının Onarıma Yardım Sağlanmasına Dair Yönetmelik kapsamında hibe yardımları yapıyor. Fakat, evini onarmak isteyen vatandaşlar bu karşılıksız hibe yardımlarını yetersiz buluyor.
Turizmin giderek kıyılardan iç bölgelere çekilerek kültür turizminin amaçlandığı bir süreçte dünyaca ünlü Bodrum’un komşusu olan Milas’ın tarihi evlerinin restore edilerek turizme kazandırılmasını isteyen Milaslılar, “Bizler tarihi evlerimiz var diye adeta cezalandırılıyoruz. ya onarım işlemleri kolaylaştırılsın, ya da evlerimiz kamulaştırılsın. Bakanlığın vereceği hibe destekler gelene kadar zaten evlerimiz harap olup gidiyor. Para gelse de onarım için çok yetersiz kalıyor” dedi.
‘SİVİL MİMARLIK ÖRNEKLERİ GELECEK KUSAKLARINDIR’
Milas’ta 7 yıldır Maylasa Mimarlık, Müh, Proje İnş. Ltd. Şti. olarak tescilli binaların yeniden ayağa kaldırılması için çalışmalar yürüttüklerini anlatan Yüksek Mimar Atilla Düz, eski konak ve evlerin sahiplerinin restorasyonlar için ilgisiz olduklarını ileri sürdü. Milas’ta bulunan tescilli yapıların sahiplerinin, yaşam alanları olan evlerinden çok apartman dairelerini sevdiklerini öne süren Düz, “Binamızı Kültür ve Turizm Bakanlığı yapsın. Biz de para yok’ diyenler, bir süre sonra evlerinin içine izinsiz uygulamalar yapabiliyorlar. Bu yapıların tapuları mülk sahiplerinde olsa da yaşayan tarih ve sivil mimarlık örnekleri gelecek kuşaklarındır. Doğmamış çocukların geleceğini bencilce kullanmak insanoğlunun manevi duyguları ile bağdaşmaz” dedi.
24 BİNANIN RESTORASYON PROJELERİ TAMAM
Milas’ın medeniyetlere beşiklik yapmış, tarihi kültürü örf ve ananeleri ile görülmeye değer bir cennet olduğunu belirten Düz, “Eğer, Milas’a sahip çıkmazsak, gelecek kuşakları, torunlarımızı anlatacağımız hikayemiz olmaz. Restorasyon başlı başına kanser hastalığına benzer. Restorasyonu severseniz kanser hastalığını yenersiniz. Şayet, sevmezseniz tarihin içinde yok olursunuz ve tarih sizi asla affetmez. Şu ana kadar Milas’ta rölöve, restorasyon, restitüsyon proje hibesi alan ve projeleri tamamlanan 24 binamız bulunuyor. Bunların 11’i tarafımızdan Kültür Bakanlığı Müzeler ve Kültür Varlıkları Koruma Müdürlüğü’nün karşılıksız hibelerinden faydalanılarak yapıldı. Bakanlıktan çıkan hibe miktarının üzerine mülk sahipleri de bütçe ilave ederek hak edilen hibe kullanılıyor” diye konuştu.

