Tescilli kültür varlıklarının restorasyonu ve yeniden işlevlendirilmesi, yalnızca yapının fiziksel bütünlüğünü korumakla sınırlı değildir; bu süreç, aynı zamanda kolektif belleğin sürekliliğini sağlayan anlamlı bir mimari eylemdir. Tarihsel dokunun, özgün mimari detayların ve geleneksel yapı malzemelerinin hassasiyetle ele alındığı bu yaklaşımda, yapıların yeni işlevlerle donatılarak bugünün yaşam biçimlerine entegre edilmesi hedeflenir. Böylelikle kullanım dışı kalmış yapılar, sosyal ve kültürel yaşama yeniden kazandırılır; yapı, yalnızca korunmaz, aynı zamanda çağdaş kent yaşamının bir parçası haline gelir. Bu bütüncül yaklaşım, mimarlığın kültürel mirasla kurduğu diyalogun güçlü bir ifadesidir.
Muğla-Menteşe’de yer alan 2. derece tescilli kültür varlığı, kan bağış merkezi olarak yeniden kullanıma açılmıştır.